Rahman'ın Has Kulları...
Yüce Allah, inanan insanları Kur’an-ı Kerim’de çeşitli surelerde çeşitli ayetlerde anlatmakta ve onların özelliklerini açıklamaktadır. Mü’minlerin özelliklerinin anlatıldığı surelerden biri de Furkan suresidir. Nitekim bu surenin 63-74. ayetlerinde Yüce Allah, mü’minlerin özelliklerinden bahsetmekte ve onları Rahman’ın has kulları olarak nitelendirmektedir. Cennette en yüksek derecelere sahip olacak olan Rahman’ın has kulları, bu ayetlerde dokuz vasıfla anılmaktadırlar. Rahman’ın has kullarının bu özelliklerini kısaca şöyle açıklayabiliriz: 1. Tevazu içerisindedirler: “Rahmân'ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler...” (Furkan 25/63) Yani Rahman’ın ihlaslı kulları yeryüzünde gurur ve kibire kapılmadan vakar ve sükunet içerisinde yürürler. 2. Tatlı dil ve güzel sözlüdürler: “Kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) “Selam!” derler (geçerler)” (Furkan 25/63) Cahil insanlar, kendilerine kötü söz söyleseler, onlara kötü sözle karşılık vermezler. Çünkü onlar yüce değerlerle meşguldürler. Beyinsizlerin beyinsizlikleriyle, ahmakların ahmaklıklarıyla zihinlerini meşgul etmezler ve onlarla tartışma ve çatışmaya sarfedecek vakitleri yoktur. Onlara sadece “selam” der geçerler. Bu şekilde davranmaları onların zayıflıklarından değil yüceliklerinden, 3. Geceleri namaz kılarlar: “Gecelerini Rablerine secde ederek ve kıyam durarak geçirirler.” (Furkan 25/64) Gündüzleri üzerlerine farz kılınan ibadetleri mükemmel bir şekilde yaptıkları gibi gecelerini Rablerine ibadetle geçirirler. Yani onların yatışları, kalkışları hep Allah için olur. 4. Allah’ın azabından korkarlar: “Rabbimiz! Cehennem azabını bizden uzaklaştır. Doğrusu onun azabı gelip geçici değil, devamlıdır.” derler. (Furkan 25/65) Rablerinden korkarlar ve günahlardan sakınarak kalpleri korkudan ürperti içerisinde “Ey Rabbimiz cehennem azabını bizden uzaklaştır” diyerek Rablerine dua ederler. 5. Harcamada itidal içerisindedirler: “(O kullar), harcadıklarında ne israf ne de cimrilik ederler; ikisi arasında orta bir yol tutarlar.” (Furkan 25/67) Allah’ın kendilerine bahşetmiş olduğu mallardan kendileri ve aileleri için harcarken israf etmezler. Cimrilik de yapmazlar. Onlar, harcamalarında orta yolu takip ederler. 6. Şirk, kasten adam öldürme ve zinadan uzak dururlar: “Yine onlar ki, Allah ile beraber (tuttukları) başka bir tanrıya yalvarmazlar, Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar ve zina etmezler. Bunları yapan, günahı (nın cezasını) bulur.” (Furkan 25/68) Şirk, Allah’a ortak koşmak, kasten cana kıymak ve zina etmek, İslam’da yasaklanmış olan büyük günahlardandır. Bu büyük günahları işleyenler, kıyamet gününde katmerli bir azaba çarptırılacak ve sürekli azap içerisinde kalacaklardır. 7. Yalancı şahitlik yapmaktan ve yalan konuşmaktan sakınırlar: “Onlar, yalan yere şahitlik etmezler, boş söz ve işlere rastladıklarında vakarla oradan geçip giderler.” (Furkan 25/72) 8. Yapılan vaaz ve nasihatleri kabul ederler: “Kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığında, onlara karşı sağırlar ve körler gibi davranmazlar.” (Furkan 25/73) Allah’ın ayetleri iki türlüdür. Birincisi, kâinat planında yer alan, Allah’ın varlığını, birliğini ve yüceliğini gösteren belgelerdir. Nitekim kâinatta bulunan her şeyde Allah’ın varlığına ve birliğine delalet eden bir burhan vardır. 9. Daima Allah’a tazarru içerisinde dua ederler: “Ey keremi bol Rabbimiz! Bize gözümüzün, gönlümüzün süruru olan temiz eşler ve nesiller ihsan eyle ve bizi takva sahiplerine önder kıl.” (Furkan 25/74) diyerek Rablerinden, kendilerine temiz, salih eşler ve çocuklar vermesini, kendilerini günahlardan korunanlara önder yapmasını dileyerek daima dua ve niyazda bulunurlar. Onlar, cennetteki o saraylarda devamlı kalacaklardır. Orası ne güzel varış yeri, ne güzel bir yerleşim yeridir. Allah, bizleri ve bütün inananları has kullarından eylesin. (AMiN)
Allah sormayacak
Allah sana ne marka araba kullandığını sormayacak, ama arabası olmayan kaç kişiyi arabanda taşıdığını soracak…
Allah sana ne kadar yüksek maaşın olduğunu sormayacak, ama o maaşı elde etmek için şerefini ve değerlerini tehlikeye atıp atmadığını soracak…
- Allah sana evinde kaç odan olduğunu sormayacak, ama o odalarda ne kadar çok misafir ağırladığını soracak…
- Allah sana kaç çeşit kıyafetin olduğunu sormayacak, ama o elbiselerin kaçı ihtiyacını karşılıyor onu soracak…
- Allah sana sosyal durumunu sormayacak, ama nasıl bir sosyal sınıfın içindesin onu soracak…
- Allah sana ne kadar mülkünün olduğunu sormayacak, ama onların hayatına yön verip vermediğini soracak…
- Allah sana işin için ne kadar mesaiye kaldığını sormayacak, ama sana ailen ve sevdiklerin için ne kadar fazladan vakit geçirdiğini soracak…
- Allah sana başkalarından ne kadar destek aldığını sormayacak, ama senin ne kadar insana destek olduğunu soracak…
- Allah sana mesleğinin ne olduğunu sormayacak, ama senin o işi elinden gelen gayreti göstererek yapıp yapmadığını soracak…
- Allah sana kendin için ne yaptığını sormayacak, ama senin başkaları için nasıl yardımlar yaptığını soracak…
- Allah sana kaç tane arkadaşın olduğunu sormayacak, ama sana ne kadar gerçek arkadaşın(iyi huylu) olduğunu soracak…
- Allah sana kendi haklarını korumak için neler yaptığını sormayacak, ama başkalarının haklarını korumak için ne yaptın onu soracak…
- Allah sana nasıl bir semtte(komşu çevresi içinde) yaşadıgını sormayacak, ama komşularına nasıl davranıyorsun onu soracak…
- Allah sana derinin rengini sormayacak, ama sana karakterinin içeriğini soracak…
- Allah sana davranışlarının ne kadarının sözlerinle uygun olduğunu sormayacak, ama onların kaç defa uyuşmadığını soracak…
“Kel Yakuti Beynel Hacer” Abdullah bin Cübeyr -radıyallahu anh- anlatıyor: Bir gün Efendimiz -sallalahu aleyhi ve sellem- bir grup sahabi ile yolda yürürken, onlardan birisi örtü ile Allah Rasulü’nü güneşten korumak istedi. Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, bir kimsenin kendisine gölgelik yapmakta olduğunu fark edince ona hemen bırakmasını söyledi ve örtüyü alıp yere koydu. Ardından da: - “Ben de sizin gibi bir insanım!” buyurdu. (Heysemi, IX, 21) Şunu da unutmamak gerekir ki, Allah Rasulü -sallallahu aleyhi ve sellem- bir beşer olmakla birlikte herhangi bir kimse gibi de değildir. Şairin ifade ettiği gibi: “Hazreti Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz bir beşerdir, lakin diğer insanlar gibi değildir. Taşların arasında yakut ne ise Allah Rasulü de insanlar arasında öyledir.” Muhammedun beşerun la kelbeşer Bel hüve kel yakuti beynel hacer
DUA AFFEYLE Sözlerin en güzeli, hiç süphesiz Sana aittir. Bizim söylediklerimiz, söyleyeceklerimiz, söyleyemediklerimiz, söylemek istediklerimiz, içimizde sakladiklarimiz, suskunlugumuz, terkettiklerimiz, unuttuklarimiz, hepsi, hepsi, sözlerin hepsi, ancak Sana yöneldigi için güzeldir. Süphesiz duayi dilimize veren Sen'sin, dilimizi duaya çeviren Sen'sin. Sözlerin en güzeli Sana aittir, ve sözlerin en güzeli Sana hitap etmekledir. Ey RABBim ! Ebediyen bana yakinligini tattirdigin için, bana vahyettigin bütün gerçekler için, beni hayat denen bu sonsuz lezzet pinarinin basina oturttugun için, bildigim bütün kusurlarimi örttügün için, gördügüm bütün günahlarimi bagisladigin için, umuduma kapak ettigin tüm hayallerim için, En sevdigini bana elçi gönderdigin için, EY SEVGILI, BENI ASKINA MUHATTAP ETTIGIN ICIN, sonsuz hamd Sana, sonsuz minnettarlik Sana, sonsuz sükür Sana. Ey RABBim ! Tut ellerimden, sonsuzluklara dogru, beni hiçlige düsmekten alikoy, unutulmusluktan uzak eyle, varligina komsu eyle beni. Ben acizim, dayanagim Sen'sin,fakirim ben, siginam Sen'sin, dilsizim ben, sözüm Sen'sin, körüm ben, gören Sen'sin. Ey RABBim ! Sözlerin en güzeli Sana aittir, ve sözlerin en güzeli Sana hitap etmekledir. Bu kirik dökük sözlerimi, bu perisan hitabimi, Sen kabul et, Sen güzellestir Zaten aski Sen bahsetmistin ya bana, askin semasinda oturtturmustun ya beni, elimi Sen dokumustun ya, hani ele avuca gelmez dokunuslari, Sen bahsetmistin ya bana, gözüme kendi nazarindan isiklar vermistin ya, gözle görülür güzellikler vermistin ya bana, yüzüme tebessümü Sen giydirmistin ya. Ey RABBim ! Yoktum ben, Sen var ettin. Sevdigin için var ettin. Bir Sen istedigin için var edildim, bir Sen beni andigin için ihya edildim. Öyleyse Ey RABBim ! Varligimi askina armagan et, yak beni askinin atesinde, al beni bu rüyadan, al beni bu dünyadan, bu kirilgan varligimi ebediyetin baharina toprak eyle. Ey RABBim ! Bütün sözler Sana söylemekle güzeldir. Kirik dökükte olsa, kabul et bu sözlerimi, yıkık dökükte olsa duy yakarislarimi, kabul eyle beni, kabul eyle sözlerimi, suskunlugumu, dilsizligimi, en güzel dua eyle, dua eyle dilsizligimi, dua eyle suskunlugumu, en güzel dua eyle, ki sözlerin en güzeli Sana aittir, ve sözlerin en güzeli Sana hitap etmekledir..dua eyle, dua eyle sözlerimi,güzel eyle… SENAİ DEMİRCİ

  ANLAYANA AYETLER VE HADİSLERLE NASİHATLER
***ÜÇKİMSE VARDIR Kİ CENNETE GİREMEZLER:1)ZİNA EDEN 2)İÇKİ İÇEN 3)KENDİNİ ERKEKLERE BENZETEN KADIN KADINA BENZETEN ERKEK
***HER KİM ZİNA EDER İÇKİ İÇERSE ALLAH ONDAN İMANI ALIR
***KİM TEVBE EDER VE İYİ BİR İŞ YAPARSA ŞÜPHESİZ O İYİBİR SEKİLDE ALLAHA DÖNER(FURKAN-71)
***SABIR İLE DUA MÜMİNİN EN BÜYÜK SİLAHIDIR(HADİS)
***HER İNSAN HATA EDER HATA İŞLEYENLERİN EN HAYIRLILARI TEVBE EDENLERDİR
***TATLI DİLİ OLANLARIN DOSTLARI HER GÜN BİRAZ DAHA ARTAR(HZ.ALİ)
***HESABA CEKİLMEDEN ÖNCE KENDİNİZİ HESABA CEKİNİZ(HZ.ÖMER)
***ŞÜPHESİZ Kİ ALLAH AKSIRMAYI SEVER ESNEMEYİ SEVMEZ (HADİS)
***SABRET DOĞRUSU ALLAH MUHSİNLERİN ECRİNİ ZAY İ ETMEZ:(HUD)
***HADDİNİ BİLEN KİMSE HELAK OLMAZ(HZ.ALİ)
***CAMİ YE GELİRKEN HAVF HÜZÜN VE İNKİSARI KALB İLE GELİNİZ (YANİ HZ ALİNİN YAPTIĞI GİBİ : YA ALİ NİYE BÖYLE SARARIP SOLUYORSUN?DEDİKLERİ VAKİT
<<RABBİMİN HUZURUNA NE YÜZLE ÇIKACAĞIM KORKUSU BENİ İSTİLA EDİYOR DA KENDİMDEN GECİYORUM>>(HADİS)
***************************************************************************************************************************************
ALLAH CELLE VE ALA BİZLERE AKIL FİKİR VERSİN HİDAYET NASİB ETSİN DE KÖTÜ OLAN ÇİRKİN OLAN AKIBETLERDEN MUHAFAZA BUYURSUN(AMİN)
ONUN İÇİN KARDESLERİM SENİN BİLGİLERİN SENİN OLSUN SEN SEN OLDA SAKIN HAKTAN AYRILMAKENDİ KENDİNİ ALDATMA ...AŞIKYUNUS EDER AHI GÖZYASI DÖKER GÜNAHI (YUNUS EMRE)
*********** ******************* Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: (Namazı özürsüz kılmayan kimseye, Allahü teâlâ onbeş sıkıntı verir. Bunlardan Altısı dünyada, üçü ölüm zamanında, üçü kabirde, üçü kabirden kalkarkendir. Dünyada olan altı azap: Dünyada çekeceği azaplar: 1- Namaz kılmayanın ömründe bereket olmaz. 2- Allahü teâlânın sevdiği kimselerin güzelliği, sevimliliği kendine kalmaz. 3- Hiçbir iyiliğine sevap verilmez. 4- Duâları kabûl olmaz. 5- Onu kimse sevmez. 6- Müslümanların birbirlerine yaptıkları iyi duâlarının buna fâidesi olmaz Ölürken çekeceği azaplar: 1- Zelîl, kötü, çirkin can verir. 2- Aç olarak ölür. 3- Çok su içse de, susuzluk acısı ile ölür. Mezarda çekeceği acılar: 1- Kabir onu sıkar. Kemikleri birbirine geçer. 2- Kabri Cehennem ateşi ile doldurulur. Gece, gündüz onu yakar. Cehennem ateşi dünya ateşine benzemez. 3- Allahü teâlâ, kabrine çok büyük yılan gönderir. Dünya yılanlarına benzemez. Hergün, her namaz vaktinde onu ***. Bir an bırakmaz. Kıyâmette çekeceği azaplar: 1- Cehenneme sürükleyen azap melekleri yanından ayrılmaz. 2- Allahü teâlâ, onu kızgın olarak karşılar. 3- Hesâbı çok çetin olup, Cehenneme atılır.) Namaz kılmayanın ömründe, bereket olmaz. Ömründe, hayır ve menfaat görmez. Ömrü çeşitli hastalıklarla, sıkıntılarla geçer. Ma'nevî huzûru olmaz. Sahip olduğu dünyalıklar onu rûhî sıkıntıdan kurtaramaz GEÇ OLMADAN KILIN NAMAZI BORÇUN VARSA KAZA NAMAZI KILARAK ÖDE BORÇUNU YARINA BIRAKMA YARIN NE OLACAĞINI BİLEMEZSİN BELKİDE YETİŞEMEZSİN GEÇİKTİRME TÖVBENİ ALLAH O KADAR RAHMETLİDİR Kİ AFFETMES BENİ DEME ÇÜNKÜ ONDAN BAŞKA MERHEMETLİ VE TÖVBEYİ KABUL EDEN KİMSE YOK TUR !!! (Allah, tevbe edenleri sever)(basta kendı nesfim için sonra btün insanlar için)
FİLİSTİNLİ ÇOCUĞUN VASİYETİ
FİLİSTİNLİ ÇOCUĞUN VASİYETİ Bu vasiyeti yazmak nerden aklıma geldi bilmiyorum. Muhammed Dürre'nin okul yolunda terör devleti israil askerleri tarafından haince öldürülmesinden sonra, korkup okuldan almıştı annem beni, o günden beri hiç birşey yazmadım. Oysa okula gitmeyi, okuyup pilot olmayı o kadar çok istiyordumki!.. Okulu bıraktıktan ve göğümüzü annemin "duman yada sis" dediği karabulutların kaplamasından sonra, sen büyüyünce ne olacaksın diyenlere "ben büyümeyeceğimki" diyorum.
Annem birinci intifadada ayaklarını ve gözlerini kaybetmiş. Büyük abim Abdullah’ın cesedi başında ağıtlar yakarken, bir kurşun da onun ayağına sıkmışlar, şimdi evden dışarı çıkamıyor ve hep ağlıyor. Abdullah abimden çok; daha onsekiz yaşında şehit olan Raşit abime ağlıyor… gizli gizli ağlıyor… içten içe ağlıyor… arasıra topluyor kendini ve gözlerini semaya dikip "Mescid-i Aksa için feda olsun yavrum" diyor. Babamı ben hiç görmedim, hapiste miymiş neymiş. Bir gece ansızın alıp götürmüşler… şu Filistin’den daha küçük olan hapishaneler varmış, babam orda yatarmış.
Annemle ikimiz kaldığımızdan beri annem benimle çok ilgileniyor, yanından ayırmak istemiyor, Hanzalam deyip, durup durup tekrar sarılıyor. Komşu teyzelerle konuşurken duydum, "o benim son parçam, gencecik fidanım; ona da birşey olursa ben yaşayamam" diyordu.
Bizim burda gökyüzü, ben kendimi bildim bileli, simsiyah ve yanık yanık kokuyor. Ne vakit "anne neden böyle desem" sis, duman, iklim kötü" diyordu. Ha son dönemde sıkça "boom boom" diye sesler duyuyordum, o sesler ne zaman ortaya çıksa annem telaşla "Hanzalam Hanzalam" diye sürünerek yanıma gelir, kulaklarımı kapar, üzerime kapanır, adeta üstüme etten duvar örerdi. Ben "anne ne oluyor?" desem, "gökgürültüsü oğlum şimdi geçer" diyordu. Bu masala ilk zamanlar çok inanmıştım… ama artık gerçekleri biliyorum. Mahmut israil sınırına gitmiş geçen ay dedesiyle; israil semaları masmaviymiş, hiç gökgürültüsü de yokmuş
Anne "ben oynamaya gidiyorum" dediğimde, "sen büyüdükçe daha çok oynamaya başladın" diyor. Hafifçe kızdığını farkediyorum, öpüyorum esmer yanaklarından ve koşuyorum kaderime. Annem bilmiyor ki; ben abim Abdullah’ın sapanını tavanda bulduğumdan beri, arkadaşlarla toplanıp "şeytan taşlama"ya gidiyorum. Annem beni top peşinde koşuyor sanıyor; nerden bilecek ki tek kale maç yapacak kadar bile arkadaşım kalmadı!..
Mahalle maçları yapardık eskiden, şimdi mahalle mi kaldı ki mahalle maçı yapalım .Şu diğer adı enkaz olan Filistin’de kaç çocuğun birinci adı şehit oldu biliyor musun; Şehit Mahmut, Şehit Vaad, Şehit Yasin, Şehit Raşid, Şehit Hanzala, Şehit Hanzala, Şehit Hanzala...
Bundan sonrasını anneme okur musunuz? Malum o okuyamaz:
Annecim hakkını helal et… yüzbinlerce mazlum çocuk gibi, ben de böyle olmasını istemezdim… sana söyleyecektim, erken iyileşir diye bekledim… hemen geçer diye geciktim ama geçmedi… geçen gün şeytan taşlarken misket bombası attılar üzerimize... beni bir kurşun sıyırdı geçti, çok kanım aktı, eve zor attım kendimi… hani üşüyordum ya kaç gecedir; kansızlıktandı sanırım. En yakın hastane kaç şehir ötede anne… hastaneler mücahit abilerle dolu, hem seni perişan etmek istemedim, geçer dedim geçmedi anne.
Hep sabaha karşı abilerimi rüyamda görüyorum, bir gülümsüyorlar ki sorma "gel, gel" diyorlar… koşuyorum onlara doğru, altlarından ırmaklar akan yemyeşil çimenlerle örülüyor her yanım… sen de yanımda ol istiyorum; anne anne anne diye seni çağırırken, sen sesime uyanıp kaldırıyorsun beni o en güzel rüyadan.
Anneciğim benim vaktim azaldı… sana bir kaç vasiyetim olacak. Geçen arkadaşların ailesi yemiş zehirlenmişler. Komşulara okut, üzerinde "U.N." yazan hiç bir paketten bişey yeme… ben sana bir süre yetecek "İ.H.H" yazan gıdalardan bıraktım; onlardan ye olur mu? Anne; içinde mücadele ve dua ayetlerini bol okuduğum Kelamullah'ı, Kur'an'a yeni geçen İbrahim'e verir misin? Ayakkabılarım Halil’inkinden sağlam… onun ikisi de yırtık, benim teki yırtık, az yama yaparlar… o yahudi askerlerinden kaçamıyor; ayakkabılarımı halil'e ver olur mu? Beyaz kedim bulut'u benim yerime "gökgürültüleri"nden sakla olur mu? Ona etten duvar ör…ha kulaklarını tıkamayı da unutma
Abdullah abimin sapanını yastığımın altına bırakıyorum… ola ki israil askerleri eve kadar gelir, onlara atarsın… taş ta var ocağın orda, kendi ellerimle sectim… onları kullan; iyi kavis alır onlar. Arkamdan ağlama desem de bilirim içten içe ağlarsın… hemde dört farklı şekilde ağlarsın… benim "ağlama anam" dediğim aklına gelir; döner birde bunun için ağlarsın… ağla anam, gökyümüz açılmıyor madem, için açılsın be anam ağla doyasıya... yeni doğan amcaoğlum "Umut"a verirsin… onun masmavi gözleri gökyüzüne daha çok benziyor.
Sen hep derdinya Allah iyileri erken alırmış yanına. Arasıra "yaramazım" diye okşardınya beni; iyiliğime şahit olur musun anne? Çocuklar günahsız olurmuş ama, acılar beni çok büyüttü. İçim dağ gibi anne, içim dağ gibi anne,
Atamayacağım taşlar için, Filistin halkından ve Kudüs davasından affımı dilerim… ökyümüz açılmıyor madem, için açılsın be anam ağla doyasıya...
Gülümsememek elde değil; benim neyim var ki vasiyet yazdım… aaa unutmadan; çamurdan uçağımı yeni doğan amcaoğlum "Umut"a verirsin… onun masmavi gözleri gökyüzüne daha çok benziyor.
Sen hep derdinya Allah iyileri erken alırmış yanına. Arasıra "yaramazım" diye okşardınya beni; iyiliğime şahit olur musun anne? Çocuklar günahsız olurmuş ama, acılar beni çok büyüttü. İçim dağ gibi anne, içim dağ gibi anne,
Atamayacağım taşlar için, Filistin halkından ve Kudüs davasından affımı dilerim…
Güzel Sözler(şebnemden)
|
Güzel Sözler
|
|
“Yeryüzünde kabara kabara yürüme. Çünkü sen (ağırlık ve azametinle) ne yeri yarabilir, ne de dağlarla ululuk yarışına girebilirsin!..” (İsrâ, 37) “İnsanların burun üstü cehennem ateşine atılmaları ancak dillerinin mahsulüdür.” (Hadîs-i Şerîf) “Kimin bir kız çocuğu olup da onu canlı canlı mezara gömmez, ona hakaret etmez ve erkek çocuğunu ona tercih etmez ise; Allâh Teâlâ o kimseyi cennete koyar.” (Hadîs-i Şerîf) “Elbisen sâde, yoldaşın derviş, mayan ilim, evin mescit, dostun Allâh olsun.” (Abdülhâlık Gucdüvânî) “Uğradığın dertlerden mahlûkata şikâyeti kes! Merhametliyi merhametsize şikâyet etmiş olursun.” (Hazret-i Hüseyin) “Mümin eker «biçemem» diye korkar, münâfık ekmez, «biçerim» diye ümit bağlar.” (İmam-ı Gazâlî) “Öyle gözler vardır ki, sözden iyi anlatır. Öyle sözler vardır ki, nice gözler ağlatır.” (Bişr-i Hafî) “Bilgisiz, görgüsüz, duygusuz, hoşgörüsüz kuldan; ölülerin mezar taşı daha makbuldür.” (Aziz Mahmûd Hüdâyî) “Elini, sofranı ve kapını açık tut. Gözünü, dilini ve belini bağlı tut.” (Ahî Evren)nsanda «kendini yüksek görme» ve «hırs» ş “Âlim ölse de yaşar, câhil ise yaşarken ölüdür.” (Hazret-i Ali -kerremallâhu vecheh-) Bir insan öldü mü ondan kalacak şey eseri, bir merkep de ölünce nihayet semeri…” (Mehmet Âkif Ersoy) “Güzel sözler, petekten damla damla sızan bala benzer; insanın ruhuna tat verir.” (Hazret-i Süleyman -aleyhisselâm-) “Bugünü düşünürüm; dün geçti, yarın var mı? Gençliğe de güvenmem, ölen hep ihtiyar mı?” (Ebû Türâb) “İnsanların en terbiyesizi; ana ve babasına emir verendir.” (Çin Atasözü) “Çocuklara en başta dillerini tutmayı öğretin, konuşmayı nasıl olsa öğrenirler.” (Benjamin Franklin) “Gençlikte günler kısa, yıllar uzun; yaşlılıkta ise günler uzun, yıllar kısadır.” (Kant) “İyi geçen bir gün nasıl «mutlu bir uyku» getirirse; iyi geçen bir ömür de «mutlu bir ölüm» getirir.” (Leonardo dé Vinci) “Kanunlar, örümcek ağları gibidir; sinekler yakalanır, eşek arıları deler geçer.” (Kırk Ambar) “Gerçek dostlar iyi günlerinizde dâvet edince sizi ziyâret ederler; kara günlerinizde dâvetsiz gelirler.” (Theopmrastus) | AHİRETHAVAYOLLARI
HAREKET YERİ{DÜNYA
VARIŞ YERİ/AHİRET
KALKIŞ SAATİ/HER AN KALKABİLİR
MÜRACAAT/ADRESTEN TESLİM ALINIR
KİMLİĞİ/ ADEMOĞLU
VASİYETİ / TOPRAK
ADRES / DÜNYA
BİLET / SADECE GİDİŞ İÇİNDİR
GEREKLİ EŞYALAR
9 METRE BEYAZ BEZ
SALİH AMEL ----------HAYIRLI EVLAT
FAYDALI İLİM
NOT-YOLCU BERABERİNDE BAŞKA BİREŞYA GÖTÜREMEZ.HUZURLU VE RAHAT BİRSEYAHAT İÇİN
SAYIN YOLCULARIMIZDAN KUR'AN-I KERİM VE HADİS-İŞERİF'TEKİ TALİMATLARA UYMALARI
ÖNEMLE RİCA OLUNUR
NOT=GÖREVLİLERE VERİLECEK FORMLARI DOĞRU VE NOKSANSIZ DOLDURUNUZ.!!!
SORU=1-ÖMRÜNÜ NEREDE TÜKETTİN?
''=2-GENÇLİĞİNİ NEREDE GEÇİRDİN?
''=3-MALLARINI NEREDE KAZANDIN?
''=4-ALLAH İÇİN NE YAPTIN?
??????????????????????????????????????????? (Ali imran 139)
““Gevşemeyin, üzülmeyin, gerçekten inanmışsanız, mutlaka siz üstünsünüz”” Ateş seni çağırıyo....BOYKOT KARDEŞLİĞİ...
Dev bir kinle bakıyorum sana ey kırmızı COCA COLA kutusu! Oraya buraya değil tam da bağrıma bağrıma attırdığın bombaların ateşi sarıyor ruhumu!Düzden bakınca zulüm görüyorum,tersten baktığımda inkarındaki şifreyi!Zaten ancak Bir Siyonist Zekası’nın işi olabilirdi, şişesinde “Mekke Ve Muhammed’e Hayır” yazan zehirli sıvıları Muvahhid Mekke Muhalefeti’ne ve Eşsiz Lider ve Önder Resul Hz.Muhammed’e(s.a.v) sevdalı insanlara içirip sonra buradan gelen Cola-Dolar’larla Müslüman kardeşlerini katletmek iğrençliği… Ne TANG’ini kabul ediyorum soframa ne CAPPY’ini! FANTA FANTA FANTA içtiğimde Çanta Çanta Bomba verdiğimi biliyorum lanet olasıca ordularına!“Susuzluğunu Dinle” diyen sese inat “Filistin’i Dinle” diyor içimden bir ses SPRİTE’nı iterken! MARLBORO pakedine baktığımda şarjör görüyorum , sigarasına baktığımda M-16 veya Uzi mermisini! Tek bir dal izmarit ile tek bir merminin maliyetinin de satış rakamının da neredeyse aynı olduğunu öğrendiğimde kalakalıyorum! ”Allah’ım” diyorum !...“İçmeyerek kaza edemem,zira on sene içtim,maaş verir gibi para verdim,şu kuluna para nasib et de yolunda harcayıp bari bunlara verdiğim paraları kaza etmiş olayım Ya Rabbim!..” Bu arada sigara içen insanlara da “Onu içmen kadar efkara sebeb bişi mi var” diye soruyorum! ”Dikkat et! Her içtiğin sigarayla bir mermi sıktırabilirsin bak kardeşlerinin kafasına ama ” diye ekliyorum “Radikal” damgası yeme pahasına! Yahudi PHİLİP MORRİS ve diğerlerinin paketlerinin üstündeki aslanlara da, PEUGOT marka arabaların üstündeki aslanlara da kafam takılıyor! Çünkü ben onlara bakınca,Allah’ın Aslanı Hamza’nın katillerini , Resul’un Aslanı Ali’nin hainlerinin zihniyetlerini görüyorum!... PEUGOT hızlı kaçarmış!...Azap meleklerinin zaman mefhumu bile yokken kim nereye kaçıyor,gülüyorum.. VOLVO dünyanın en güvenlisiymiş!...İsrail’e gidecek paraları verip içine binildiğinde direkt ateşe giden araba nasıl güvenli olur merak ediyorum!...En az siyon kardeşlerinin sembolu aslan kadar tehlikeli olduğunu biliyorum NESTLE’nin ambalajındaki güvercinin…NESTLE’nin çikolatasını,gofretini mi yemişim ki NESTLE SUyunu veya yeni aldıkları ’sini içeyim! Su demişken; COCA COLA’nın bırak kolasını ne TURKUAZ ne DAMLA SUyu’nu içmiyorum!... Baktım ki ALGİDA’nın arkasında UNİLEVER yazıyor,almam efendim almıyorum! Bula bula MAGGİ çorba mı içmişim ki sonrasında LİPTON’unu, NESCAFE’sini zıkkımlanacağım? NESCAFE’den ve JACOBS’tan çıkan dumanla Gazze’den ve Bağdat’tan yükselenin benzerliğini fark edemeyecek kadar da saf değilim! Irak,Filistin,Çeçenistan,ordan,burdan değil hiçbir yerden ve hiçbir şeyden verdikleri haberlerinde güvenmiyorum CNN’e,NTV’ye,REUTERS’e!... FOX,adı gibi tilkilik yaptı,TGRT’yi alıp Yahudi-Neocon birliğini Türkiye’de bir medya sahibi daha yapmakla… Malum,sadece iki hafta var HÜRRİYET GAZETESİ ve İSRAİL’in doğum günleri arasında…Rastlantı işte… NTV’nin ve GARANTİ’nin sahipleri Şahenk’ler de AMERİKAN-İSRAİL ortağı GENERAL ELECTRİC’le el sıkışmışlar bir de… Duy da inanma!...Oku da inanma!... Evet Evet ! Budur ! Oku ama asla inanma!...Duy ama asla inanma!... Bir de NATIONAL GEOGRAPHIC var ki Yahudi Darwin’izm’in Türkiye Temsilciliği sanki!O da Şahenk’lerin…Seyrettirmiyoruz çocuğumuza! NİKE..LEE …ADİDAS-SOLOMON veya LEVİ’S…Giymiyoruz ve giymeyeceğiz! UNİLEVER… PROCTER&GAMBLE…JOHNSON&JOHNSON kokmuyoruz ki L’OREAL,VİCHY , LANCOME veya ARMANİ sürünelim! “Bu TİMBERLAND ile şu DOCKERS çok güzel dururdu üzerinizde” diyen tezgahtara aldırmıyoruz…“TİMBERLAND İtalyan, DOCKERS Alman’dı ama ikisini de Amerikalı Yahudiler aldı ve biz onlardan alışveriş yapıp Müslüman kardeşlerimize ihanet etmiyoruz” diyerek şoktaki tezgahtarı bırakıp dükkandan çıkıyoruz! Gelirinin tamamına yakınını düzenli olarak İsrail’e gönderen şirketler listesindeki MARKS&SPENCER’a ibretle bakıyorum! PHİLİPS’ten, IBM’den, NOKİA’dan başka tercih edilebilecek teknoloji kalmadı mı diye düşünüyorum… Zira,dayanışmaları ve sonuçları gözümüzü yaşartıyor! Kanımızı döküyor! İşte bundan dolayıdır ki; Müslüman kardeşlerimizle rabıtalarımız baki,muhabbetkar tasavvurları gönüllerimizin bembeyaz listelerinde daimi olmalı ama emperyalist zalimlerin markaları her zaman kara listelerimizde kalmalı! Bu kara listelerdekilere para ve moral vermiyoruz ve vermeyeceğiz! YAŞASIN BOYKOT KARDEŞLİĞİMİZ! “Ali’nin”…”Ömer’in”… “Ahmed’in…”diye marka yapsan gülüp geçecek ümmetin YAKUB’UN veya LEVİ’nin veya MC DONALD’ın deyince yağmalarcasına rağbetini anlamıyorum! Ne Osmanlı Mutfağı diye koca bir sofrası olan kadim milletimin ne de yetmiş çeşit baharatla yedi yüz çeşit yemek çıkartan Arap kavminin MC DONALD’S ve BURGER KİNG Hayırseverliğini çözemiyorum!... Tek bildiğim hamburger arası zulüm yemediğim!... Bir de dalga geçer gibi “Ateş Seni Çağırıyooor” diye kampanya yapıyor elin gavuru da hala yiyor bizim Ayşe veya Ali! Siz…Biz…Hepimiz…Kardeşlerimize saldıranlara,bacılarımızı kirletmeye çalışanlara para ve moral vermiyoruz ve vermeyeceğiz! YAŞASIN BOYKOT KARDEŞLİĞİMİZ!
Alışveriş yapacak bir tek Fransız Yahudileri’nin CARREFOUR’u mu kaldı dediğimde arkadaşımın yüzündeki şaşkınlığı unutamıyoruz! Yoksa bizim ferasetsizliğimizden ve basiretsizliğimizden başka sermayeleri mi var sanıyorsunuz? Durumlar üstü kabul ederek düzenli kıldığı namazlarında günde beş defa uluslar arası çıkış yaparak Kabe’ye yönelen bizler… Her Ettehıyyatü’nün aleyna’sında…Her Rabbena atina’sında kardeşlerini hatırlayan bizler… Sizler…Bizler…Hepimiz…Rabbimiz Allah’ın düşmanlarına ve Peygamberimiz Hz.Muhammed’in inkarcılarına para ve moral vermiyoruz ve vermeyeceğiz!Bu yaptığımızı da kınayanın kınamasından korkmadan veya şaşıranın şaşkınlığına aldırmadan yapacağız , yayacağız ve tavsiye edeceğiz! “Az” alınmasını değil “hiç” alınmamasını sağlayacağız! Biz,para verip sonra bu parayla yakılacak yıkılacak el değil siyon aslanının pençesini kıracak eliz! YAŞASIN BOYKOT KARDEŞLİĞİMİZ!
|